Sayfalar

8 Ekim 2014 Çarşamba

Kişisel gelişim kitapları hiçbir şey SİZ'den önemli değil derken, bunu demiyordu bence...

Bazen bazı  şeylere çok fazla önem veriyoruz, özellikle farketmeden yerli yersiz kendimize.

Belirli bir mağazadan alışveriş yapmayı statü belirleyici görerek kendine verdiği önemi, değeri buradan alışveriş yapmakla iyice pekiştiren bir düşünce şekli var mesela. Ulaşamadığına zaten ulaşamıyorsun ama gücün azıcık ucundan yetti mi, aa ben zaten hep buradan alırım demek için şartları zorluyorsun. Ha zorlama yoksa bile aşırıya kaçıyorsun. Yok o da değilse, daha kötü; birşey alıp sanki müdavimiymişsin gibi yapıyorsun, samimiyetsiz şey seni. Bu bizi ne hale getirdi biliyor musunuz?

Egolarımız işte, kendimizi önemseye önemseye, ben senin iyiliğin için söylüyorum oldu sana ben senden iyi bilirim. Paylaşım ne demek unutmuşuz. İlla karşımda konuşana ben de karşılık vereyim diye, bilgimi göstereyim, altta kalmayayım diye ne kendimizi bilmezlikler yapıyoruz.

Güle güle kullan demeden, aa ben de gördüm indirimi şunu aldım diye karşımızdakinin paylaşımını hiçe sayıp hemen üste çıkıyoruz.
Hayırlı olsun demeden, aa keşke buna da baksaydın deyip verilmiş bir kararı karşımızdakinin şartlarını bilmeden sorguluyoruz.
İyi tatiller demeden, buraya da gidin şundan da yiyin diye  karşımızdakinden daha iyi bir gezgin olduğumuzun kanıtını ortaya seriyoruz.
Afiyet olsun demeden, ohh götür bakalım hiç bizi çağırmak yok diye sitem ediyoruz.
İyi eğlenceler demeden, geçmiş olsun demeden, iyi yolculuklar demeden; bir sitem, bir ukalalık, bir kendini beğenmişlik içindeyiz ve peşindeyiz. "Ama ben sana demiştim" demeye de bayılıyoruz. Şekerim diye de ekliyoruz sonuna ki, samimiyetimizden birşey kaybetmeyelim.

Eğer karşınızdaki insanın yaptığı yorum biraz olsun içinizde birşeyleri oynatıyorsa durun. Sanki ben bunu bilmiyorum, sanki ben bunu araştırmadım, sanki ben bunu düşünemiyorum diye çıkışıyorsanız içinizden, bir hayırlı olsun diyemedi, tam anlatacaktım dinlemedi diye de söyleniyorsanız ya karşınızdakinin uslubunda bir eksiklik var ya da sizin içinizde birşeyler bitmiştir ona karşı demektir. Ama insan durduk işkillenmez. Negatif birşeyler dolanıyor, size paylaşma heyecanı ve mutluluğu vermiyor. Elektrik akışında bir aksama var.

O zaman bir kendinize bakın önce, iğneyi batırmadan çuvaldızı cepten çıkartmamak için. Sonra kimin, neden, ne şekilde rahatsızlık verdiğini tespit edin. Aslında benim iyiliğim için diyor, bu onun tarzı, bazen böyle ukala oluyor ama iyi niyetli kılıflarına uymuyorsa bir türlü biraz çekilin. Bir dahaki aramasında nasılsın demeden önce planladığı tatili, yaptığı alışverişi anlatmaya başladıysa ve sizde merak uyandırmadıysa doğru karar vermişsiniz demektir.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder