Şehrin modern yüzünde kalmıştık...
Hemen bir kaç fotoğrafla açılışı yapmak istiyorum:
 |
| Sık ve yoğun bir ulaşım ağına sahip Hong Kong'un gökdelenlerinin bir kısmı tamamen alışveriş merkezi, 10-15 kat boyunca dükkanlar bulunuyor. |
 |
| Burası şehrin göbeğindeki hipodrom, bizim Veliefendi'den farklı olarak gece koşularını yemek ve müzik eşliğinde izleyebiliyorsunuz. |
Hong Kong'un modern yüzünün ana teması alışveriş. Lüks mağazaları, oteller, masaj salonları, restoranları ile günümüz tüketim çılgınlığının bir başka temsilcisi Hong Kong.
 |
| Times Square Alışveriş Merkezi, sloganı belli: Shop More! |
 |
| Bir Apple sever olmasam da bu Apple Store'a bayıldım. |
 |
| Binalar arasında kalmış bir mezarlık. |
 |
| Times Square girişindeki Gundam Robots! |
Bu sokaklar gece de gündüz de insan kaynıyor. Aslına bakarsanız gece kalabalık daha da artıyor. Şehirde taksiler eski püskü ama arabalar müthiş. Ben bunca son model pahalı arabayı ancak Doha'da ve Dubai'de görürüm sanıyordum. Hong Kong'un az kalır yanı yokmuş.
 |
| Mutlaka tramvaya binin, çok zevkli bir yolculuk. Tramvaylardan birini parti için kiralayabiliyorsunuz. |
 |
| İnsan kalabalığı çok şey anlatıyor. |
 |
| Saatler ilerledikçe kalabalık azalıyor. |
 |
| Ara sokaklar sakinleşiyor. |
İnsan tükettikçe mutlu, bu yüzden sabah uyanıp tüketmeye devam ediyor. Yeme-içmeyi de bunun içine katmak lazım. Bizim kaybettiğimiz bakkal konsepti Hong Kong'da halen yaşıyor ve her yerden karşınıza çıkıyor.
 |
| Bu karpuz gerçek ve küp şeklinde. Ve de oldukça pahalıydı. |
 |
| Yemeye cesaret edemediğimiz şeyler. |
 |
| Thailand'da da görmemiştim burada da öyle akreptir, hamam boceğidir, horoz ibiğidir gibi şeyler görmedim. Bolca deniz ürünü var. |
Bu kadar yemek olayın girdikten sonra biraz yediklerimizden ve içtiklerimizden bahsedeyim. Hong Kong'un sıcak ve nemli iklimi insana şişe şişe su içirtiyor. Su kesmez oluyor, başka şeyler arıyorsunuz susuzluğunuzu bastıracak. Mesela meyveli enerji içecekleri gibi. Ben normalde bir kutu kola açıp bitiremeyen bir insanken, Büyük Buda'yı görmeye gittiğimiz gün kendi başıma 1 litre kola bitirdim, bunun yanında da içtiklerim yok değil.
Disneyland'da yediğim susamlı dondurma çok nefisti, hiç beklemiyordum. Algida'nın Max çubuk dondurması gibi bir şekilde, benzer bir paketteydi. Dondurma gerçekten önemli bir ayrıntıymış, zevk için değil serinlemek için dondurma yemek başkaymış...
 |
| Ne olduğu umrumda değil, sıvı olsun içeyim yeter :) |
 |
| Hepsi birbirinden güzeldi ve hiç biri midemi rahatsız etmedi. Soğuk içiniz :) |
Hong Kong'da Dim Dim Sum'a mutlaka gidin, ülkenin her iki yakasında da şubesi var ve en önemlisi turist sever bir mekan. Tripadvisor'dan da ödülünü almış. Turistler için ayrıca ingilizce menü ve yemeklerin resimlerinin olduğu bir dosya var. Çok hızlı bir servis var, lezzet iyi. Denediğinize pişman olmazsınız.
 |
| Crispy Rice Flour Rolls, Dim Dim Sum |
.jpg) |
| Eggplant roll, Dim Dim Sum |
 |
| Tipik Türk ev yemekleri yapan bir lokanta görünümdeki restorandan; Balık ve kalamar çorbası |
 |
| Tofu skin rolls with cumin and mushroom, Dim Dim Sum. |
 |
| Har Gow, Dim Dim Sum |
 |
Bu bir Amerikan lokantasında ( o kadar çok soslu deniz ürünü yedikten sonra özlüyor insan) yediğimiz yine deniz mahsüllü ama tadı Akdeniz mutfağına daha yakın bir yemek. |
Kahvaltılarımızı genelde Starbucks'da yaptık. Sonra marketten peynir ve ekmek alıp buzdolabına koyduğumuz günler oldu. Avrupa'ya giderken suyunu bile yanında götüren bir arkadaşımın yoğun ısrarları ile yanımıza fındık ve zeytin almıştık. Fındıkları akşam günlük programımızı yaparken bitirdik. Zeytinleri de o kadar taşımışız diye son iki gün yedik.
İnsanların elinde Starbucks bardağında yeşil bir içecek vardı. Starbucksların hepsinde kocaman kocaman ilanlarla eski favoriniz geri döndü yazıyordu. Red Bean Green Tea Shake. Yeşil çayı çok sevmem, ama bu bir milkshake diye bu kadar insan içiyorsa bir bildikleri vardır diye denedim. O Red Bean dedikleri şey kahve çekirdeğine değil bildiğiniz barbunya fasulyeye karşılık geliyormuş. Yeşil çaylı, şekerli shake karışımı üzerine resmen pilaki döküyorlar. Herşeyi severek yedim ama bu olmadı işte.
 |
| Denedim, sevmedim, pişman değilim :) |
 |
| Bu da havaalanında yediğimiz son yemeğimiz, seafood paella. Dim Sum, Noodle, Stew falan sevsem de Akdeniz mutfağı gibi yok işte. |
Hong Kong gezimizi burada bitiriyorum. O hissettiğim "tatil, tatil" duygularına gem vurabildim mi? Hayır, belki, biraz.
 |
| İşte bu yüzden, deniz güneş kum diyorum. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder