Sayfalar

16 Şubat 2014 Pazar

Hong Kong-3

Kaldığımız yerden devam edelim gezmelere...

Parklar, bahçeler ve sokaklar dedim.

Hong Kong'da bir çoğu çeşitli manastırlara ait olan park ve bahçeler mevcut. Hava sıcaklığı nedeniyle maalesef bir park ve bir bahçe gezebildik. 

Akşamleyin belirlediğimiz yürüme noktasının başı hemen Nan Lian Garden. Sabah erkenden metro ile ulaşıyoruz Diamond Hill'e. Bahçenin çevresi yüksek duvarlarla çevrili olduğundan kapı için çevresinde yürüyoruz ve yoruluyoruz bile! Hava maalesef çok nemli olduğundan çok zevk alacağımız bir gezi olmayacağı belli çünkü sıcaklık ve nem nefes almamızı zorlaştırıyor. Bahçe olabildiğince yeşil, olabildiğince bakımlı ve çok güzel. Minik bir şelalesi ve hediyelik eşya satış noktası var. Bahçe içerisinde büyük bir göl, gölün içerisinde kocaman Japon balıkları, çeşitli binalar, dinlenme noktaları, banklar mevcut. 



Bu bahçe arkadaki yüksek konut bloklarına rağmen güzel.

Havadaki nem, ortamda kendini sis olarak gösterecek düzeyde.
Genel olarak klişe söz öbeklerinden kaçınan bir insan olmama rağmen bu parkı binaların arasında kalmış "yeşilin her tonunu barındıran"  "ufak bir cennet" olarak tanımlamak durumundayım. Dinginlik, kuş cıvıltıları ve koşan insanların adımları... Doha'da geçirdiğim kurak zamanlardan sonra yapılan parklar bir nebze olsun yeşile olan özlemimizi gidermeye çalışsa da yeterli değil. Şehir içinde ufak sürprizlerle dolu bu tip parkları hep severim. Keşke İstanbul'da da her mahallenin kendi cenneti olsa içinde...




Akvaryumdaki kardeşlerinden kat be kat büyük Japon balıkları.

Nan Lian Parkı'nın girişi ile çıkışı aynı noktada, girişin yanından yukarı tırmanan ve üst geçit vazifesi gören geniş meydanımsı alan Chi Lin Nunnery'e bağlanıyor. Nunnery manastır demek, Hong Kong'da hakim din Budizm, bu da bir budist manastırı. 


Chi Lin Nunnery

Chi Lin Nunnery çatı detayı

Chi Lin Nunnery bahçesi
Diğer tüm tapınaklar gibi, ve tabi diğer tüm dini binalar gibi burası da temiz, düzenli, sade bir gösterişi var ve o nasıl oluyor diye sormayın. Bahçede havuzlar nilüferlerle süslenmiş. Tapınakta bir kaç açık oda içerisindeki Buda heykellerinin önünde tertemiz yiyecekler yığılmış. Kapalı şişelerde sular, portakallar, muzlar, bisküviler, elmalar... Hemen yiyeceklerin olduğu masaların önünde birer şilte var. Şiltenin üzerine diz çöküp ibadetlerini yerine getiriyorlar. Sonra yerlere kadar eğilerek, arkalarını asla heykele dönmeden geri geri terk ediyorlar odayı.


Chi Lin Nunnery havuzları
Bu dinginlikten sonra kendimizi şehrin kalabalığına bıraktık. Gün boyu gezdiğimiz sokakları atlayarak önce günü bitirdiğimiz noktaya gelmek istedim. Kowloon'daki Avenue of Stars. Hollywood'ta Walk of Fame varsa, burada da Uzakdoğu sineması temsilcileri için Avenue of Stars var.
Avenue of  Stars, Museum of Modern Art ile başlayan sahil yolunun devamında bulunuyor. Star Ferry limanından inip ya da şehrin zaten bu yakasındaysanız otobüsle Museum of Modern Art'a gelip başlayabilirsiniz turunuza, tabi önce Museum of Modern Art'ı gezip. Çocuklar için daha cazip gelebilecek Hong Kong Space Museum ise tam yanında.


Museum of Modern Art

Manzaranın tadını çıkaran turistler ve nefes almaya gelmiş yerliler
Sahil yolunun manzarası çok güzel, güneş arkanızdan battığı için binaların camları alevleniyor. 


Kowloon'dan Hong Kong adasına bakış


Jackie Chan'in el izleri de var, maalesef bu detay ismi yazan herkese nasip olmamış.
"Aaa Ayni İstanbul gibiiiiii!" dedirten detay: Star Ferry.

Şimdi dönelim ara sokaklara. Bu güzelim manzaralı yerlerden sonra işte size şehrin karmaşası, karmaşanın göbegi: Mongkok. Mongkok Hong Kong'un pek de modern olmayan yüzü, modernliğin tanımını nasıl yapmam gerekir bilemiyorum aslında, yanlış yönlendirme yapmak istemem. O yüzden şöyle ifade edeyim. Mongkok Eminönü-Fatih ise Hong Kong yakası Nişantaşı-Levent karışımı bir yer. Bu benzetmeyi yapmamın tek nedeni fiziksel görünüş de değil. Mongkok'da kadınlar pazarı, hayvan pazarı, çiçek pazarı gibi yerler var. Hong Kong yakası ise pahalı mağazaların ve çeşit çeşit nezih lokantaların bulunduğu alışveriş merkezleri ile dolu. Mongkok'da üç kuruşa satılan çakma Michael Kors cüzdanları Hong Kong'da belki de normalden pahalıya bulacaksınız. Sanırım bunu belirtmenin tam yeri, Hong Kong öyle anlatıldığı kadar ucuz bir yer değil. Özellikle Doha'dan giden biri için ucuz elektroniğin cenneti gibi bir durumu yok.


Kadınlar pazarı, herşey kadınlarımız için sloganı adı altında kadınları Guccilendiriyor.


Favori karakterim Psy!

Bir Mahmutbey-Tahtakale klasiği...
Akvaryumcuların balıkları satışa her an hazır!

Benim bildiğim, balığı satın aldığında poşete koyarlar. 

Bunlarda sanki biraz boya mı var?
Sokakların hepsi birbirine benziyor; sanki aynı tabelalar, aynı yazılar, aynı dükkanlar oysa hiç alakası yok. Kaybolmak normal ama elinizde harita bir de GPS varsa işiniz çok kolay.

Jimmy Choo, Michael Kors, Burberry, Gucci, Channel ne farkeder?

Biraz da şehrin modern yüzüne dönersek farkı daha rahat anlayacağınızı düşünüyorum. O da bir dahaki sefere, yemeklerle beraber!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder