Eşimle yılın belirli dönemlerinde her perşembe gecesi
sinemaya gitmeye başlarız, bir kaç hafta böyle devam eder. Sanırım yine öyle
bir döneme girdik. Sinemada film
izlemenin zevki çok başka, bazen evde seyretmeye başlasak onuncu dakikada
bırakacağımız filmleri bile atmosferden olsa gerek sonuna kadar zevkle
izliyoruz.
Bu haftaki filmimiz The Secret Life of Walter Mitty.
Enteresan bir sempatim var uzun isimli filmlere, en az 3
kelimeden oluşan... The' yı saymadan... Bana göre bugüne kadar uzun ismi olan
filmler gerçekten güzel fimler olmuştur. Good Will Hunting, Catch Me If You
Can, Eternal Sunshine of the Spotless Mind, The Lord of the Rings ( bu tespitim
yeni film serisi Hobbit'in neden başarısız olduğunun bir kanıtı olabilir mi
acaba?) bunlara bazı örnekler. Catch Me If You Can demişken, Leonardo Di
Caprio'nun kötü hiç bir filmini bilmiyorum, ismi uzun yeni bir filmi geliyor;
The Wolf of Wall Street. Eminim güzeldir.
The Secret Life of Walter Mitty bir Ben Stiller filmi. Ben
Stiller ile ilgili olarak çok belirsiz düşüncelerim var. Biri bana Ben Stiller
filmlerini seviyor musun diye sorsa, ne cevap veririm tam emin değilim. Tropic
Thunder, Zoolander gibi başarısız bulduğum filmlerin yanında çok güldüğüm Meet
the Parents serisi, Night at the Museum ve Tower Heist filmleri var. Adam
Sandler da bir zamanlar daha iyi filmler yapan biriydi, 50 First Dates gibi
güzel filmleri vardı fakat hala çıtayı yukarıda tutamadığı düşünülürse Ben
Stiller'ın kesinlikle daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle bu son
film son zamanlarda izlediğim en güzel komedi ve dram filmiydi. Sanırım Ben
Stiller'ı seviyorum, anlaşıldı. :)
Filmde monoton bir hayatı olan Walter Mitty'nin bir anda
gaza gelip enteresan bir maceraya atılması anlatılıyor. Yavaşlayan ve gereksiz
duygusallaşan yerleri dışında film alıyor götürüyor insanı. Siz de olur mu
bilmem ama, bir an da ortamın en ilgi çeken insanı olmak istemez misiniz?
Yaptığınız süper hareketlerle ilgi odağı olmak, bir anda parlamak... Bazen
dinlediğiniz bir şarkı bile sizi bu hayallere sürükler. Hayalin içeriği ne
olursa olsun, sonuç olarak hayaldir işte. Bu hayallere özellikle lise
yıllarında sıklıkla kapılan biri olarak Walter Mitty'i kendime çok yakın buldum
ve daha sonra bu hayallerine benzer aktiviteler gerçekleştirecek cesareti
kendinde bulduğum için kendisini takdir ettim. Lisede hayal ettiğim gibi bir
şarkıyı herkesi hayran bırakacak kadar güzel söyleme şansım yok, (sesim çok
kötüdür, ben farkındayım da çevremdekiler de sağolsun bu konuda açık sözlüler) ama
ne bileyim bisikletle Versailles-Paris rotasından daha heyecanlı rotalarda
gezinebilir(2008 de yapmış ve çok yorulmuştum), bu sırada insanları hayran
bırakacak fotoğraflar çekebilir, bunları evimin duvarlarına asabilir, gelenler
resimlere bakarken gururlu gururlu gülümseyebilirim.
2014 yılı planlarına bunu da ekleyeyim en iyisi... Çılgın
bir rotada bisiklete binilecek, fotoğraf çekilecek, sağ salim eve dönülecek,
fotoğraf iki ay makinede beklemeden basılacak, üşenilmeden çerçevetilecek ve
neyse sonra asarım demeden çivisi çakılıp duvara asılacak. Kısaca 2014 te
miskinlik yenilecek...
Ameros Perros var. Turkce adi Paramparca Asklar & Kopekler. iyi mi oluyor kotu mu? Acele cevap.
YanıtlaSilFilm iyi de, afisten kaybediyor...
Sil