Sayfalar

13 Şubat 2014 Perşembe

Hong Kong-2

Gezmelerden devam...
Disneyland gezisi tazeyken hemen karşılaştırma için Ocean Park'a geçeyim. Ocean Park Disneyland'dan oldukça büyük, bir tepenin iki yanına kurulmuş bir tema park. Dağın bir yüzünde alışveriş alanları, bir kaç binmeli-oynamalı aktivite ve hayvanat bahçesi varken diğer tarafı tamamen lunaparka ayrılmış.


Açılmadan önce yine kapıda kalabalık birikiyor. Şemsiyeli kalabalık büyük tehlike!


Lunapark yakasına gitmek için iki yol var, ne tesadüf ki biri yine teleferik... Teleferik kurmak kolay mı geliyor, mekanları daha çekici mi kılmak istiyorlar emin değilim ama itiraf edeyim çok güzel oluyor çünkü manzara müthiş. Ama ne yapıyoruz??? Teleferiğe koşan kalabalığın aksi yönüne koşup fünikülere biniyoruz! Denizaltı şeklinde yapılmış bu füniküler hem daha hızlı hem de klimalı! 


Raylı sistem gibisi yok!

Hızlıca lunapark tarafına geçince, ilk gözümüze kestirdiğimiz roller coastera sıra beklemeden defalarca biniyoruz. Başlangıç için kolay birşey seçtik ama günün sonunda bindiğimiz ortancası bile bize yetti. Oyunlar ve aktiviteler çok çeşitli. Bir çok tema parkta gördüğünüz benzer oyunlar burada da mevcut, park yeşil, manzara nefis. 


İlk bindiğimiz roller coaster. Güvenlik konusunda çok hassaslar, fotoğraf makinemi aldıkları için yolun devamı yok.

Bu da hiç binemediğimiz roller coasterın ayağından Deep Water Bay manzarası. Teleferikler ana kapının oradan kapsül kapsül insan taşıyor.
Manzara nefis dedim ya, bütün parka ve manzaraya hakim olabileceğiniz Ocean Tower'a binmemezlik etmeyin. Yüksekten korkuyorsanız birşey diyemem etrafı kapalı camlı bir kutu sonuçta, sınırlarınızı zorlayın derim.


Ocean Park the Summit yani Lunapark bölümü

Deep Water Bay ' e bakan taraf yani sıcak ve yorgunluktan hiç gidemediğimiz taraf.

Aberdeen Kanalına bakan taraf, kanalın içinde Jumbo Floating Restaurant ve Balıkçıların bot evleri var.
Bindiğimiz ikinci ve son roller coaster. Yeterince heyecan vericiydi. Yaşamak ne güzel diyerek ve dostluk kardeşlik duygularımız zirve yaparak indik

Sıcakta sulu oyuncaklara binmek ayrı bir keyif, aldığımız yağmurluk görevi gören şeffaf plastiklerle fırına giricek tavuğa benzesek de faydasını gördük. Mis gibi ızgara ahtapot kokuları arasında ayaklarımızda derman kalmamış bir şekilde dinlene dinlene teleferiğe vardık. Şimdi teleferiğe binmek manzara karşısında iyice dinlenmek demek. Bu teleferik Lantau adasındakinden daha yeni gibi duruyor fakat daha tel maşa. Yükseklik olarak belki daha alçak ama yamaç üzerine kurulu olduğu için bu kapsül düşünce parçalanır mı yoksa tıngır mıngır Hint Okyanusunu boylar mıyım diye düşünmeden edemedim. 


Yola çıkıyoruz, yamaca yakın yakın gidiyoruz işte, ne var ki bunda?
Summit kısmı yani lunapark uzaklarda kaldı...

En heyecanlı kısım, tepeden aşağı inerken. Parmağımın fotoğrafın içine girmesi umrumda değil, makaralar boşta kalırsa lümbür lümbür ineceğiz aşağa diye kasılmışım zaten.
Giriş kısmına varınca, o mis kokulu ızgara ahtapotlardan bulamıyorum. Ah şu ertelemelerim. Bir şeyi gördüğün an ve istediğin an ertelemeden yapacaksın! Bolonez soslu makarna ve tatsız tuzsuz dim sum ile açlığımızı bastırıyoruz. Biraz hayvanlara bakalım diyoruz, çünkü buradaki hayvanat bahçesi standart hayvanat bahçesi hayvanlarından oluşmuyor. Kocaman bir akvaryumu vardı fakat girmedik, en son Cenova'daki büyük bir hayalkırıklığıydı bizim için. Asya topraklarının bu ucuna gelmişken panda görmeden gidemezdik. Gördüğümüz sadece panda poposuydu o ayrı.


Kızıl pandalar  maalesef  bildiğimiz siyah beyaz klasik pandaların
sevimliliğinde değiller. Fakat bu sevimli olmayan terbiyesiz panda kıçını
dönüp uyumaktan başka bir şey yapmıyor.

Çin daha doğrusu uzakdoğu kültüründe japon balığının yeri çok farklıymış. Bunu burada gördüm. Bizim gibi bir ayda bilemedin 15 günde ölen bir balık değil japon balığı. Uzun yaşayan, oldukça büyüyen ve bir sürü cinsi olan bir balık türü. Parklardaki havuzlarda, petshoplarda Eminönü'de gördüklerimden daha değişik boyut ve renklerde cinslerine tanık oldum.


Bu balık gerçtekten baktığı yeri görüyorsa önünü nasıl görüyor?

Japon balığı deyip geçmişiz hep.

Bu Ocean Park gezisine saat sabah 10'da başlayıp öğleden sonra 2'de bitirmiştik. Sonra ne yaptığımızı valla pek hatırlamıyorum çünkü çok ama çok yorgunduk. Bu yüzden birbirini takip eden fotoğraflara baktım. Victoria Peak 'e gitmişiz. Ben de oradan devam edeyim.

Victoria Peak manzarası muhteşem bir gözlem terası ama bence tamamen bir turist kapanı. Gözümüzü karartıp taksi ile gittik buraya. Normalde yine bir raylı sistem aşağıdan tepeye çıkartıyor turistleri ama bilmemkaçıncı yıldan kalma bu kırmızı minik tramvaya binmek için uzun bir turist sırasında beklemek gerekiyor. Taksi bizi indirdiğinde bir alışveriş merkezinin önündeydik.

En üst katına çıktığımızda, alışveriş mekezinin çok güzel bir seyir terası vardı fakat Victoria Peak bu değildi. 


Victoria Peak aslında bölgenin adı ama asıl seyir terası bu ayaklı meyve kasesi görünümündeki binanın üstünde ve seyir bedava değil.
Alışveriş merkezinden bakınca manzara Peak Tower ile biraz kesiliyor.
Pok Fu bölgesine bakan taraf
Bu görüntünün 20 metre yukarıdan çekilmiş halini The Peak Tower'a para vererek girip elde edebilirsiniz. Ne büyük fark!

Ve işte para verip çıktığımız The Peak Tower'dan manzaralar...


The Peak Tram, Buraya kadar kadar geldik yapmadan dönmeyelim diyen biz enayilerden para kazanmak için yapılmış kuleden aşağıdaki terastan manzarayı bedavaya seyreden akıllı turistler.
Parasını verdim bu görüntünün. 

Hong Kong yükseltileri olan bir ülke olduğu için, parasını verseniz de vermeseniz de yemyeşil doğa arasından modern şehrini seyredebileceğiniz o kadar çok noktası var ki. Biz sadece bir turist noktası klasiğini gerçekleştirdik, sırf oraya kadar gittik geri kalmayalım duygusu ile. Yoksa şehrin her yeri farklı bir perspektif veriyor, hiç birşeyden geri kalmazsınız.



Expo Center'a bir bakış

Bina çatı ve cephelerinden bir detay



Gezmeler; sokaklar ve parklarla devam edecek...

1 yorum:

  1. Hong Kong ile ilgili yazdiginiz yazilarin %75 ini Ocean Park ve Disneyland gibi yoresel degerlere ayirmaniz bir Hong Kong lu olarak beni ve ailemi onore etti. Bizde aile cok onemlidir,

    YanıtlaSil