Sayfalar

20 Şubat 2014 Perşembe

Instagram'daki nefret

Bir yılı aşkın süredir Instagram kullanıcısıyım. Arkadaş çevrem dışında, fotoğraflarını beğendiğim fakat şahsen tanımadığım bir kac üyeyi de takip ediyorum. Çok nadiren explore özelliği ile başkalarının fotoğraflarına bakıyorum.  Gazetelerin Instagram’da ünlüler bölümlerine bakarken Meryem Uzerli’nin bebeğinin hastane künyesi ile fotoğrafını görünce, takip etme isteği oluştu içimde. Meryem Uzerli’yi ekledikten bir iki gün sonra işteki yoğunluğun azalması ile arkadaşımla oturduk ünlülere baktık. Yeni bir kaç ünlü daha ekledim listeye.  Bir ikisini sadece arkadaşlarını ve kendisini çekiyor diye sildim, diğerleri duruyor. 

Demet Akalın, Buse Terim  takip etmeye başladığım ünlülerden ikisi. Demet Akalın’ı ya da Buse Terim’i sevip sevmemem gibi bir detay bu yazı için hiç önemli değil, zaten onlara karşı oldukça nötrüm. Ünlüler dünyasında işler nasıl yürüyor cesitli yorumlar yapabiliyoruz; ofis ortamında bile kimisi tırnağı ile geliyor, kimi patronun yeğeni oluyor, kimi  yeteneksiz ama güzel olduğundan koltuk kapıyor.  Benim yan masamda oturan insanın bile o masayı nasıl kaptığı muamma iken kalkıp ünlülerin başarılarına kafayı takmam çok manasız. Sonra bu elde edilen başarının getirdiği sonuçlardan dolayı o insandan daha çok nefret etme durumu... Kalkıp yan masadaki insana, "bu sene yüzde 10 zam almışsın, yüzde beşini fakirlere dağıt" gibi bir yorumda bulunmadığıma ve bulunamadığıma göre ünlü birine "gelen hediyelerini fakire fukaraya dağıt buradan böyle resim koymakla reklam olmaz" diye ukalalık yapmamalıyım, kendi adıma.

Sevgiye diyecek bir lafım yok, yıllar öncesinden beri varolan fan club durumunun kişiselleşmiş hali tadında kalırsa bir ünlü için güzel bir motivasyon olabilir. Yapıcı ve uslubu düzgün eleştiriye de lafım yok.  Fakat spor ve siyaset gibi alanlarda tanıdığımız o nefret dolu insan portresini( ki bu alanlarda farklı taraflar, düşünceler, fikirler çatışıyor da o nefret oraya çıkıyor), kendi halinde yada işi gereği, içinden geldiği için ya da reklam gereği fotoğraf paylaşan insana yazdığı mesajlarda görmek şaşırtıcıydı. Demet Akalın’ın bebek arabalarını kıskandığımdan "nerden buluyorsun bu paraları" diye mesajlar atarken aslında sürekli tatilde olan arkadaşımı da nerden buluyor bunca parayı diye kıskanıyorum ve hıncımı Demet Akalın’dan çıkarıyorum demektir.  

Madem bu kadar nefret ediyorsun, niye takip ediyorsun? Bu insanın senin hayatın üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabilir ki bu kadar büyük bir nefretle saldırıyorsun, iki tane fotoğraf koyuyor, bir markayı tanıtıyor, şarkı söylüyor, çocuğuna pahalı pahalı giysiler alıyor, kalçasında fazlalığı var, falan filan diye mesajını hakarete vardırıyorsun. Bu insan yanlışsa, hatalıysa, öyleyse böyleyse düzeltmek sana mı düştü? Farkında olunmayan şey şu ki, adı Buse Terim, Demet Akalın olmayan, ünlü olmayan kalçası büyük olan, çocuğunu baştan aşağı marka giydiren, bunu sosyal medyada paylaşmayı tercih eden ya da etmeyen o kadar çok insan var ki... Belki de onlardan biri senin arkadaşın ama sen ona birşey diyemiyorsun, yine gidip Buse Terim’e mesaj atıyorsun. Acaba hem kıskanç hem de iki yüzlü müsün?

Ayrıca, bu yazıyı da para karşılığı yazdığımı düşünüp benden nefret edenler olur mu acaba?



5 yorum:

  1. cok kotu bir yazi, hic begenmedim. anlamsiz. alakasiz. yersiz. dangoz.

    YanıtlaSil
  2. begenmeyen anten taksin. senin agzini yuzunu kirarim, doverim. forza kusursuzdegilim.blogsporbilmemne.edu.tr

    YanıtlaSil
  3. bence yan masadaki adama cevap hakki dogmus. o cevap hakkini yasasin yasemin kay allen diyerek kullanmak istiyor olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senin de agzini burnunu kirarim kanla doldururm gozunun bebegini. forza ozgu namal.

      Sil
    2. gun gecmiyor ki bu nefret mesajlarinin baska orneklerini degisik alanlarda gormeyelim.

      Sil